1. Genel Olarak İdare Hukuku

Genel olarak idare hukukunun tanımını yapacak olursak kamu gücünü elinde bulunduran idarenin özel hukuk alanına girmeyen eylem ve işlemlerini düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür. Özellikle İdare hukukunun alanına giren konular kamulaştırma işlemleri, kamu görevlilerinin atama, disiplin, tazminat, sınav, mülakat, sözleşme yenileme, sözleşme fesih, güvenlik soruşturması vb her türlü işlemleri, belediye encümen ve ilgili komisyonlarınca verilen kararlar, kamu kurumlarınca yapılan ihaleler gibi işlemlerdir.

İdare Hukukunda idare tanımını yapacak olursak 5018 sayılı kanun 3 madde bu konuda yol gösterici olabilir. Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri “Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” şeklinde tanımlanmıştır. Yine kanunun ekli 1,2,3 sayılı cetvellerinde merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, ekli 4 sayılı cetvelde de Sosyal güvenlik kurumları sıralanmıştır. Mahalli idareler ise belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareler şeklinde tanımlanmıştır.

İdare hukukunda kamu idarelerinin yapmış olduğu işlem ve eylemler İdare Mahkemelerince hukuka aykırılığı tespit edilene kadar hukuka uygun kabul edilir. Bir işlem veya eylemin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa bu işlem veya eylem için iptal davası veya tam yargı davası açılması gerekmektedir.

2. İdare Hukukunda Yargılama Usulü

İdare Hukukunda yargılama işlemleri İdare ve Vergi Mahkemelerinde yapılmaktadır. İdare Mahkemeleri; ilk derece mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştaydan oluşmaktadır. Bölge İdare Mahkemeleri istinaf merci, Danıştay ise temyiz mercidir. Danıştayın ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapmış olduğu özel durumlar da vardır. Bu davalarda temyiz İdari Dava Daireleri Kuruluna yapılmaktadır.
İdare hukukunda derlenmemiş, içtihatlara dayanan ve genç bir hukuk dalı olduğu için mahkemeler tarafından verilecek kararların kestirilmesi pek mümkün değildir. İdare Mahkemelerince şekil şartı önem taşımakta olup dilekçenin gerekli bilgileri içermediği durumlarda ve özellikle talebin anlaşılamadığı durumlarda mahkemeler tarafından dilekçelerin reddine karar verilebilmektedir.
İdare hukukunda 2 tür dava bulunmaktadır. Bunlar idarenin işlemlerine karşı açılan iptal davası, idarenin işlem ve eylemlerine karşı açılan tam yargı davası ve tahkim yolu öngörülmeyenler hariç kamu hizmetlerinin görülmesi sebebiyle yapılan sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüldüğü davalardır.

3. İptal Davası

İdarenin işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. Uygulamada en çok başvurulan dava türüdür. İdarenin tesis etmiş olduğu bir işleme karşılık 60 günlük süre içerisinde dava yoluna başvurulur. Vergi mahkemelerinde görülecek davalar için bu süre 30 gün olup yine idare mahkemelerinde görülecek işlerden ivedi yargılama usulüne tabi işlemlerle merkezi ve ortak sınav işlemleri yargılama usulünde süreler istisnai olarak düzenlenmiştir.
Bu işlem idarenin resen tesis etmiş olduğu bir işlem olabileceği gibi yapmış olduğunuz bir talebin idare tarafından reddi de iptal davasına konu olabilir. Dava açma süresi hak düşürücü süre olup bu sürenin geçirilmesi halinde dava açma hakkınız ortadan kalkacaktır. Fakat iptal davasına konu olacak işlem belirli periyotlarla yenilenen bir işlem ise (Ör: maaş ödemesi) yenilenen işlem neticesinde dava açma hakkınız devam edecektir.

4. Tam Yargı Davası

Tam yargı davaları özel hukukta tazminat ve alacak davaları ile benzerlik göstermektedir. İdarenin işlem, eylem veya ihmalinden dolayı zarar gören kimse idareden bu zararı talep ettiği dava türü tam yargı davasıdır. Tam yargı davalarında süreler iptal davasından farklıdır. İdarenin eylemlerinden dolayı bir zarar mevcut ise dava açmadan önce eylem sonucu oluşan zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde 5 yıl içerisinde zararın giderilmesi için idareye başvurulur. Bu başvuruya olumsuz cevap verilmesi halinde cevabın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Tam yargı davası bir idari işleme karşı açılacaksa yine iptal davalarındaki 60 günlük süre hak düşürücü süre olarak kabul edilir. Tam yargı davalarında idareye başvuru şartı vardır. 1 yıllık süre idareye başvuru için belirlenmiş olup idareye yapılan başvurunun reddedilmesinden sonra 60 günlük süre içerisinde dava açılmalıdır.

5. İdarenin Dilekçelere Cevap Vermemesi

Dilekçe hakkının kullanılmasına dair kanun kapsamında yetkili idari birimlere yazılan dilekçelere 30 gün içerisinde cevap verilmesi gerekmektedir. İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında idare tarafından 60 gün içerisinde cevap verilmezse dilekçenin reddedilmiş sayılacağı kuralı benimsenmiştir. Bu duruma zımnen red denir. Başvurucu bu zımnen red tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde davasını açmalıdır.
Bazen uygulamada idare cevap vermiş olsa da bu cevabın kabul mü red mi olduğunu anlamak mümkün olmayabiliyor. Bu durumda bu cevap, istemin reddi sayılıp dava açılabileceği gibi kesin cevabın verilmesi de beklenebilir. Kesin cevap için beklenebilecek en uzun süre dilekçenin tesliminden itibaren 6 aydır. Bu süre dolduktan sonra 60 gün içinde dava açılmalıdır.
İdare tarafından verilen red cevabı için doğrudan dava yoluna gitmeden önce üst makamlara başvurmak da İYUK da düzenlenen bir yöntemdir. Bu durum zorunluluk teşkil etmeyip başvurucunun istemesi halinde işlemi reddeden makamın bir üstüne işlemin düzeltilmesi için başvurulabilir. Üst makam 60 gün içinde cevap vermezse reddetmiş sayılır. Üst makama başvurunun yapıldığı an ile reddedildiği an arasında dava açma süresi durur.

6. İdare Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır ?

İdare mahkemelerinde davalar İdare Mahkemesi Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçe ile açılır. Dilekçede bulunması gereken hususlar İdari Yargılama Usül Kanununda şu şekilde belirtilmiştir. :
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve
adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,(1)
b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı,
tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası

7. Dilekçeler Nereye Teslim Edilir

Bu bilgileri içerir dilekçeler yetkili mahkemelere teslim edilir. Yetkili mahkeme bulunduğunuz yer mahkemesi değilse ;
a. bulunduğunuz yerde İdare Mahkemesi varsa yetkili mahkemeye gönderilmek üzere obulunduğunuz yer idare mahkemeleri tevzi bürosuna
b. bulunduğunuz yerde İdare Mahkemesi yoksa bulunduğunuz yer Asliye Hukuk Mahkemesi kalemine dilekçenizi teslim etmeniz gerekir.

8. İdari Yargı Yargı Çevreleri

9. Yetkili Mahkemelerin Belirlenmesi

Genel olarak yetkili idare mahkemesini belirlerken kanunun genel yetki kuralını kullanmak gerekir. “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir

Genel yetki kuralı dışında kanunda özel olarak sıralanan yetki kuralları şu şekildedir:

  1. Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

(1) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri YENİ veya ESKİ GÖREV YERİ

(2) Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları SON GÖREV YAPTIĞI YER

(3) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmaları GÖREVLİ BULUNUDUĞU YER

  1. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki

(1) İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili

mevzuatın uygulanması TAŞINMAZIN BULUNDUĞU YER

(2) Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanması ve sınır değişiklikleri MÜLKİ İDARİ BİRİMİN BULUNDUĞU YAHUT

YENİ BAĞLANDIĞI YER

  1. Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki

taşınır malın bulunduğu yer

  1. Tam yargı davalarında yetki:

sırasıyla:

  1. a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
  2. b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
  3. c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer.
  4. Vergi uyuşmazlıklarında yetki
  5. a) Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen,
  6. b) (Ek: 10/6/1994-4001/17 md.) Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle

Vergi Usul Kanunu ğereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren,(2)

  1. c) Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen,(2)
  2. d) Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan,(2)

Dairenin bulunduğu yer

10. Harçlar ve Giderler

Dava dilekçesi ile beraber davacı tarafından yapılacak masraflar 2 kalem olarak incelenebilir. Bunlardan birincisi devlete ödenen harçlar diğeri ise yargılama için yapılacak masraflardır. Yargılama masraflarının en temeli posta giderleri, bilirkişi masrafları vb kalemlerdir. Posta giderleri iptal davasında başka bir talebiniz (yürütmeyi durdurma, duruşma vb) yoksa taraf sayısı * 5 adet tebligat tutarınca hesaplanır. Örneğin 2020 yılı için 2 taraflı bir davada 2*5=10 adet tebligat* 19,00= 190,00-TL posta gideri ödemeniz gerekir. Yürütmeyi durdurma talebi için taraf sayısı * 2 adet; duruşma talebi için taraf sayısı kadar daha tebligat ücreti ödemeniz gerekmektedir. Açacağınız idari davalarda 2020 yılı verilerine göre harç ve giderler şu şekildedir:
http://www.istanbulbim.adalet.gov.tr/Belgeler/Dokumanlar/2020_YiliHarclar.pdf

Açacağınız iptal davasında temel olarak ödenecek kalemler şunlardır:

Başvuru Harcı  54,40

Karar Harcı 54,40

Vekalet Suret Harcı 7,8 (Avukatınız Varsa)

Taraf Sayısı * 5 adet tebligat ücreti 10*19=190,00-TL

Yürütmeyi durdurma Harcı 89,60 (YD talebi varsa )

Yürütmeyi Durdurma Tebligat gideri 76,00 (YD talebi varsa)

Duruşma Tebligat Gideri 38,00 (Duruşma talebi varsa)

Bilirkişi incelemesi ve keşif gerektirmeyen bir iptal davasının ilk aşamadaki maliyeti yaklaşık olarak 320,00-TL – 550,00-TL civarıdır.

Tam yargı davalarında değişen tek kalem peşin harç olup bu davalarda peşin harç nispi olarak alınmaktadır. Tam yargı davalarındaki peşin harç dava değerinin binde 68,31’in dörtte biri, ölüm ve yaralanmaya bağlı davalarda ve tazminat davalarında dava değerinin binde 68,31’in yirmide biri olarak alınır. Tam yargı davalarında genellikle bilirkişi ihtiyacı duyulmakta olup bilirkişi sayısı ve ücreti mahkeme tarafından belirlenir. Uygulamada çok emek gerektirmeyen işlerde bilirkişi başına yaklaşık 400,00-TL civarı bir ücret belirlenmektedir. Fakat bilirkişinin emeği ölçüsünde bu bedel arttırılabilir. Keşif yapılması gerekirse de 384,90-TL keşif harcı yatırılması gerekmekte olup keşif ulaşım aracının ücreti de (yaklaşık 250,00-TL) davacı tarafından ödenmektedir.

11. Davanın açılması ve dava süreci

Dava dilekçesinin verilmesi, harç ve masrafların tamamlanması ile yargılama süreci başlar. Dava dilekçesi hakimin önüne ilk geldiği aşamada dilekçe üzerinde hakim tarafından bir takım kontroller yapılır. Bunlar :
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, konularıdır.

12. Dilekçeler Aşaması

Hakim tarafından ilk kontroller yapıldıktan sonra dilekçeler aşaması başlar. Dava dilekçesi davalıya tebligat yoluyla gönderilir. Davalıya tebligat tebliğ edildikten 30 gün içerisinde davalının savunmasını mahkemeye sunması gerekmektedir. Davalının savunma dilekçesi mahkemeye ulaştıktan sonra bu dilekçe davacıya tebliğ edilir. Davacının; savunma dilekçesinde belirtilen konulara karşı yazması gereken hususlar var ise yine 30 günlük süre içerisinde savunmaya cevap dilekçesi davacı tarafından mahkemeye sunulur. Bu dilekçe de davalıya tebliğ edilir ve davalı son savunma dilekçesini mahkemeye sunar. Böylelikle dilekçeler aşaması sona erer. Artık dosya karara bağlanmak için incelenmek üzere sıraya girer.

13. Yürütmeyi Durdurma

Açıkça hukuka aykırılık şartını taşıyan bir işlemin yürütülmesi davacı tarafta telafisi imkansız zararlar doğuruyorsa bu işlemin yürütmesinin durdurulması kararı verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2 şartın birlikte olması gerekir. Uygulamada çok büyük çoğunlukla idare tarafından ilk savunma yapılmayı ve dava konusu uyuşmazlık ile ilgili belgelerin mahkemeye ulaşmasını müteakip yürütmeyi durdurma kararı verilir. Yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesi durumunda 7 günlük süre içerisinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmesi gerekir. Yürütmenin durdurulması talebinin reddedilmesi davanın davacı aleyhine sonuçlanacağı anlamına gelmese de kabul edilmesi davanın büyük oranda davacı taraf lehine sonuçlanacağı şeklinde yorumlanabilir . Zira işlemin açıkça hukuka aykırılığı mahkeme tarafından kabul edildikten sonra dosyaya farklı yönde bir delil girmediği sürece karar da bu kabule göre olacaktır.

14. Duruşma

İdare Mahkemelerinde işlerin dosya üzerinden görülmesi esastır. İptal davalarında ve dava konusu belli bir meblağın üzerindeki tam yargı davalarında taraflardan birinin talebi üzerine duruşma yapılabilir. Duruşma talebi mutlaka dilekçeler aşamasında yapılmalıdır. Duruşmayı müteakip 15 gün içerisinde karar açıklanır.

15. Danıştay’ ın ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davalar:

a) Cumhurbaşkanı kararlarına,
b) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere,
c) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere,
d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,
e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere,
f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine,
Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar.
2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki
istemleri inceler ve karara bağlar

16. Disiplin Cezaları

İdare hukukunun görev alanına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine verilen disiplin cezaları da idari işlem niteliğinde olup iptali için idare mahkemelerinde dava yoluna gidilmesi gerekmektedir. Devlet Memurları Kanunu, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu Uygulamada en çok karşılaşılan ve disiplin yaptırımlarının konu edildiği mevzuattır.
16.1 Devlet Memurları Kanunu
Devlet Memurları Kanunu 7. Bölümde disiplin başlığı altında düzenlemeler yapılmıştır. Bu bölümde memurlara verilecek cezalar :
Uyarma
Kınama
Aylıktan Kesme
Kademe İlerlemesinin Durdurulması
Devlet Memurluğundan Çıkarma şeklinde sıralanmıştır.
Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme Cezaları yetkili amir tarafından verilebilirken, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası disiplin kurulu tarafından, meslekten çıkarma cezası ise yüksek disiplin kurulu tarafından verilebilmektedir.
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren filler için soruşturma zamanaşımı öğrenme tarihinden itibaren 6 aydır. Kalan diğer cezalar için ise 1 aydır. Bu süreler içerisinde soruşturma başlatılmazsa ceza verilemez. Zamanaşımı süresi herhalde 2 yıldır.
Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.
Savunma hakkı disiplin hukukunda hakkında ceza istenen personelin en temel ve olmazsa olmaz hakkıdır. Hiç kimseye savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
Savunmada isnat edilen fiillerin açık bir şekilde belirtilmesi şarttır. Bunun dışında savunmanın teslimi için gereken süre ve bu süre zarfında savunma teslim edilmezse savunma hakkından vazgeçilmiş sayılacağı açık şekilde yazılmalıdır.

16.2. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun
Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelleri her ne kadar Devlet Memurları Kanunu kapsamında memur statüsüne haiz olsalarda yürütmüş oldukları hizmetler sebebiyle özel bir disiplin kanununa tabidirler. Bu Kanunun amacı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlemektir.
Bahse konu kanun yeni sayılabilecek bir kanun olup halen uygulanmasında bir takım sorunlarla karşılaşıldığı görülmektedir. Kanunun kapsamından bahsedilecek olursa Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığındaki erbaş ve erler hariç tüm personelleri kapsamaktadır. Erbaş ve erler 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümlerine tabidir.
Personele verilecek disiplin cezaları şunlardır:
a) Uyarma cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
b) Kınama cezası: Personele görevinin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
c) Aylıktan kesme cezası: Disiplin cezası verilen personelin, fiilin ağırlık derecesine göre zam ve tazminatlar hariç brüt aylığından onbeş günlüğe kadar kesinti yapılmasıdır. Ceza, aylığı tahakkuk ettiren birimce personelin aylığından kesilmek suretiyle yerine getirilir. Aylıktan kesme tam Türk Lirası üzerinden yapılır ve kuruşlar dikkate alınmaz.
ç) Kısa süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süre ile durdurulmasıdır.
d) Uzun süreli durdurma: Personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin oniki, onaltı, yirmi veya yirmidört ay süre ile durdurulmasıdır.
e) Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır.
f) Devlet memurluğundan çıkarma: Personelin bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmasıdır.
Disiplin Cezalarının Silinmesi
Devlet memurluğundan çıkarma ya da meslekten çıkarma cezalarından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olanlar, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından başlayarak beş yıl, diğer cezaların uygulanmasından başlayarak on yıl geçtikten sonra, atamaya yetkili amire başvurarak verilmiş olan disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. İlgilinin bu süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse söz konusu ceza özlük dosyasından silinir. Bu konuda yapılan bir başvurunun olumsuz cevaplanması halinde 60 gün içerisinde iptal davası açılarak sonuç elde edilebilir.